Hasan Yağmur

Hasan Yağmur

Sabır Acı, Meyvesi Tatlıdır

Hasan YAĞMUR (Malatya Gerçek Haber)

 

 

Sabır Allahın Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimde övgüyle bahsettiği en güzel hasletlerden biri. Sabırla tüm güçlüklere göğüs gerilir ve her türlü zorluğun üstesinden gelinir. Hz. Peygamber (s.a.s) “Sabır cennet hazinelerinden bir hazinedir” buyurmuştur.

 


Sabırlı olmak hem çok kolay hem de çok zor. Hepimiz yaşadığımız olayların artçı sarsıntıları karşısında değişik tepkiler veririz. Peki, birbirin benzeyen olaylar karşısında herkes neden aynı tepkiyi vermez. Hâlbuki yaşanan olaylar çoğu zaman birbirinin aynısı ve insanlar etten kemikten oluşmuş tıpatıp aynı insanlar o halde tepkiler neden farklı? Bu tepkilerin değişik olmasında, İnsanların değerleri, aile, eğitim, sosyal çevre, dini inanışlar mutlaka büyük pay sahibi.

Yüce Allah Kuran-ı Kerimde “Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz, sabredenleri müjdele” (el-Bakara, 2/ 155). Sabırla bütün zorluklar halledilmekte, her türlü engel aşılmaktadır. Onun için atalarımız: “Sabırla koruk, helva olur” demişler.

Kuranın bizlere öğretisi sadece zorluklar karşısında değil, hayatın her anında sabır göstermektir. Zorlukta olduğu kadar, rahatlık ve nimet içerisindeyken karakterin, kişiliğin değişmemesidir. Sabır karalılıkta ve istikrarda inatçı olmaktır.

Kur'ân-ı Kerimde yetmişten fazla ayette dikkat çekilen sabır, insan tabiatına aykırı olan zorunlu hallere uymak ve güçlüklere karşı koymak demektir. Sabrın gayesi, beklenmedik olaylar ve içine düşülen güçlükler karşısında tedirgin olmamak, paniğe kapılmamak ve tahammül göstermektir. Bunun neticesinde Yüce Allah sabredenlere mükâfatını hesapsızca vereceğini müjdelemiş ve onları övmüştür.
 
 
SABIRLI YÜREKLER

Ümm-ü Süleyim’in tarihe geçen davranışı sabır konusunda bizlere güzel bir örnek. Hz.Ümmü  Süleym, gayet temiz ahlak sahibi bir kadındır. Çocuğu vefat ettiği zaman eşi şehir dışındadır. Tam da çocuğun öldüğü gün dönmek üzeredir. Ümmü Süleym, çocuğunun cansız bedenini sabır ve metanetle yıkar, kefenler ve bir tarafa bırakıp, komşularına dönerek “Babasına haber vermeyin” Der.

Eşi Ebu Talha akşam eve döndüğünde, çocuğu sorar Ümm-i Süleym, şimdi çok iyidir, der. Sonra yemek yer, oturur sohbet ederler. Ümm-ü Süleym bir müddet sonra eşine metanetle şöyle der:

-Ey Ebu Talha, ödünç alınmış bir şeyi geri vermek icap eder mi etmez mi?

 
-Söylediğin bu söz nasıl bir söz, elbette ki ödünç alınan şey geri verilmeli.
 
-O halde, Allah da sana emanetten verdiği çocuğumuzu aldı.

Ebu Talha bu sözü duyunca :

- Biz ALLAH için halk edilmiş bulunuyoruz ve hep onun tarafına döneceğiz, der ve sabah olanları gidip Resulullah (s.a.v.) anlatır.
 
Resulullah;(s.a.v.), Ya Rabbi bunun daha iyi bir karşılığını Ebu Talha ya ver, diye dua eder. Onların bu metaneti ve teslimiyetleri sayesinde Yüce Allah zürriyetlerinden, salih bir evlat nasip eder. Evladının vefatını bile sabır ve metanetle karşılayan kendisine verilenleri Allahın emaneti olarak kabul eden olgun ve yüce yürekler örneklik teşkil ediyor. Hz. Peygamber şöyle buyuruyor: “Müminin işi hayrete şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu özellik yalnız mümine özgüdür. Zira sevinirse şükreder, bu onun için hayırlıdır. Başına belâ gelirse sabreder, bu da onun için hayırlıdır” (Riyâzüs-Sâlihin, 1, 54) İmanın yarısı sabırdır.
 

 Yaşadığımız ve edindiğimiz tecrübelerle de biliriz ki, sabır acı ama meyvesi tatlıdır… Sabır hastalıkta Eyüp Peygamber, Hasrette Yakup Peygamber, Zindanda, Yusuf Peygamber ateşte İbrahim Peygamber olmayı becerebilmek sanatıdır vesselam…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Hasan Yağmur Arşivi